![]() |
| Çanakkale şehitliği giriş 30.04.2012 |
ÇANAKKALE GEZİSİ
Bugün sürpriz bir şekilde Keçiören
belediyesinin Çanakkale’ye düzenlediği kura ile belirlediği aileleri götürdüğü tunlarda
29 Nisan 2012 tarihindeki grupta ailecek ismimizin olduğunu öğrendim. Bir
istisna ile 8 yaşından küçük olduğu için küçük oğlum Mehmet Ertuğrul gelemedi.
Mecburen komşuya bıraktık. Aksam saat 7:30 da belediyenin önünde toplanıldı.
Aksam namazını belediyede kıldık saat 8:0 de yola çıktık. Yolda Çanakkale’yi düşünmeye
başladım. Uzun suredir Çanakkale’ye gitmeyi istiyordum, parasızlıktan İki ay öncesinden
beri haberim olan 3 günlük geziye de gidememiştim. Demek ki şehitlere bir Fatiha
okumak ve ziyaret etmek nasip olacakmış.
Çanakkale’yi adeta Anadolu’nun imbikten geçmiş
saflaşmış ve arzdan semaya nur olup yükselmiş ve Çanakkale olarak cisim bedeni giymiş
bir mübarek belde olarak hayal ettim. Tabi şairin "Bayrakları bayrak yapan
üstünde ki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır" dizelerinde belirttiği
ölçüyle değerlendirerek, Peygamberimiz as ruhaniyetinin evliyaların ve şehitlerinde
orada olduğunu hayal ettim. Çünkü oradaki mücadele sadece iki milletin mücadelesi
değil Hz. Âdem’le cennette başlayıp Habil kabille devam edip günümüze kadar
devam eden mücadeledir. Hani peygamberimiz mübarek ellerini açmış: Allah’ım eğer
bunlarda giderse sana yeryüzünde ibadet edecek kimse kalmayacak su bir avuç
ümmetimi muzaffer kil diye yalvardığı gibi Çanakkale’de İslam’ın son hadimine
diz çöktürme ve tarihten silme mücadelesidir.
Bu yüzdendir ki yer gök ehli hep beraber yardıma koşmuştur. Allah bizleri
de onlara layık birer evlat olmayı nasip etsin, şefaatlerine nail kılsın.
Bu arada isim babam bir Çanakkale şehidi. Ben doğduğum
zaman babam altı aylık asker imiş, büyükbabam isim olarak Çanakkale’den dönmeyen
dayısının adı olan İbrahim ismini vermiş. İnşallah bana da şehitlik nasip
olur. Her namazda tahiyyattan sonra imanlı
olarak ölmek ve şehit olmak için olan duamı yıllardır adet edindim. Nedendir
bilmem ama son zamanlarda ölümü çok düşünüyorum. Beklide kırkını geçtiğimdendir.
Dönüp geriye baktığım zaman bir hiç görüyorum. Yıllardır kabuğu kıramamışım, bakmış
görememişim eyvah ki ne eyvah. Adeta bende İbrahim As. Gibi, pirim gibi haykırmak
istiyorum; “"Fâniyim, fâni olanı istemem;
âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahman’a teslim eyledim, gayr istemem.
İsterim, fakat bir yâr-ı bâkî isterim. Zerreyim, fakat bir Şems-i Sermet
isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı birden isterim.”
Otobüste giderken ilk aklıma gelenleri hemen yolda yazmıştım şimdilik bunları ekliyorum. Diğer aldığım notları düzenledikçe ekleyeceğim.



0 yorum :
Yorum Gönder